Açılış sayfası, reklama tıklayan kişinin indiği ve onu tek bir eyleme çağıran sayfadır. Reklamınız tıklanıyor ama talep gelmiyorsa ilk bakılacak yer burasıdır: vaat ilk ekranda görünmüyorsa, buton telefonda zor bulunuyorsa ya da form uzunsa ziyaretçi çıkar.
Reklam, müşteriyi kapınıza kadar getirir. Kapıyı açıp içeri buyur eden ise sayfadır. Bu yüzden açılış sayfası (İngilizcede landing page) reklamın ikinci yarısıdır. Pek çok KOBİ'de ikisi ayrı ellerdedir: reklam paneli bir firmada, site başka bir firmada. Reklamı yöneten taraf tıklama raporunu, siteyi yapan taraf da sitenin sorunsuz açıldığını gösterir. İkisi de kendi açısından haklıdır ve telefon yine çalmaz.
Burada izlenecek rakam dönüşüm oranıdır. Dönüşüm, ziyaretçinin sizin istediğiniz eylemi yapmasıdır: form göndermek, aramak, WhatsApp'tan yazmak ya da satın almak. Dönüşüm oranı ise sayfaya gelenlerin yüzde kaçının bunu yaptığını gösterir. Diyelim ki bir ayda sayfaya 500 kişi geldi ve 10'u form doldurdu: oranınız %2'dir. Bu oranı yükseltmek için önce sayfanın ziyaretçiye ilk ne söylediğine bakın.
Reklamdaki vaat, sayfanın ilk ekranında duruyor mu?
Reklama tıklayan kişinin aklında tek bir cümle vardır: reklamda okuduğu vaat. Sayfa açıldığında o cümleyi ilk ekranda, mümkünse aynı kelimelerle görmek ister. Göremezse yanlış yere geldiğini düşünür ve geri tuşuna basar. Pazarlamada buna mesaj uyumu denir.
Bir mobilya mağazası "köşe koltuk modelleri" aramasına reklam veriyor. Tıklayan kişi ana sayfaya iniyor ve ilk ekranda yeni sezonun yatak odası kampanyasıyla karşılaşıyor. Köşe koltukları görmek için menüyü açması, bir kategori seçmesi ve sayfayı kaydırması gerekiyor. Reklam görevini yaptı, ama ziyaretçinin aradığı şey üç adım ötede ve pek çok kişi o adımları atmaz.
Reklam "günlük kamera kiralama" diyorsa sayfa başlığı da günlük kiralamayı söylemeli; şirketinizin kuruluş hikâyesi aşağıda bekleyebilir. Instagram ve Facebook reklamlarında görsel de vaadin parçasıdır. Reklamda gördüğü ürünü sayfada bulamayan kişi onu aramaya pek zahmet etmez.
Her kampanyaya kendi açılış sayfası
Reklamı ana sayfaya yönlendirmek kolaydır, ama ana sayfa her şeyi anlatmaya çalışır: bütün hizmetleri, şirketin hikâyesini, blog yazılarını. Belirli bir şey arayarak gelen ziyaretçinin dikkati bu kalabalıkta dağılır.
Açılış sayfasına ise bir kampanya, bir teklif ve bir ana buton yeter. Mutfak ve banyo için iki ayrı kampanya açan bir tadilat firmasının iki ayrı sayfaya ihtiyacı vardır. Mutfak reklamından gelen kişi mutfak fotoğraflarını, işin nasıl ilerlediğini ve mutfak için talep formunu görmelidir. Menü ve alt bilgi sayfada kalabilir, yeter ki gözün ilk takıldığı yer tek bir eylem olsun.
Ayrı sayfa için yeni bir site kurmanız gerekmez. Yönetim paneli olan bir sitede, mevcut hizmet sayfasının başlığını, ilk paragrafını ve görselini kampanyaya göre değiştirdiğiniz bir kopya çoğu zaman yeter. Asıl hizmet sayfanızla aramada yarışmasın diye bu kopyayı arama motorlarına kapatabilirsiniz.
Kanal, sayfanın ne kadar anlatması gerektiğini de belirler. Google'da arama yapan kişi ne istediğini bilir. Ona kısa bir sayfa ve görünür bir buton çoğu zaman yeter. Instagram'da karşısına reklam çıkan kişi ise o an bir şey aramıyordu. Formu göstermeden önce ne sunduğunuzu, kime uygun olduğunu ve neden şimdi bakmaya değdiğini birkaç cümleyle anlatın.
Telefonda ilk ekran: başparmak testi
Reklam panelinizde tıklamaların hangi cihazlardan geldiğine bakın. Büyük ihtimalle çoğu telefondan geliyordur, yani sayfayı masaüstü ekranında onaylamak yanıltır. Reklamı kendi telefonunuzdan tıklayın ve kaydırmadan önce ne gördüğünüze bakın. İlk ekranda üç şey olmalı: reklamdaki vaadi tekrarlayan başlık, bir iki cümlelik açıklama ve ana buton. Büyük bir kapak görseli bunları ekranın altına itiyorsa görseli küçültün ya da başlığın altına alın.
Butonun yerini başparmağınızla deneyin. Telefonu tek elle tutan birinin başparmağı ekranın alt yarısına rahatça uzanır. Üst köşedeki küçük bir bağlantı için ise çoğu zaman ikinci el gerekir. Ana butonu geniş ve kolay dokunulur yapın. Sayfa kaydıkça ekranın altında sabit kalan bir "Ara" ya da "WhatsApp'tan yaz" çubuğu da düşünülebilir. Metin, yakınlaştırmadan okunacak boyutta olmalı.
Bekleme süresine de bakın. Ofisteki kablosuz ağı kapatıp sayfayı mobil veriyle açın. Başlık ve buton gelene kadar sizin beklediğiniz süreyi reklamdan gelen kişi de bekler. İlk ekranda dönen bir görsel dizisi varsa hem açılışı geciktirir hem de vaadinizi başka mesajların arasında saklar. Tek bir fotoğrafa geçmek iki sorunu birden çözer.
Formu kısaltın, WhatsApp mesajını hazır verin
Ziyaretçi ikna oldu ve butona bastı. Bundan sonra karşısına çıkan her soru, vazgeçmesi için bir fırsattır. Formdaki her alana tek tek bakın ve şunu sorun: bu bilgi olmadan kişiye dönüş yapabilir miyim? Çoğu talep için ad, telefon ve kısa bir not yeter. Adres, bütçe aralığı ya da şirket adı ilk görüşmede sorulabilir.
Herkes form doldurmayı sevmez. Telefon numaranızı dokununca arama başlatacak biçimde koyun ve bir WhatsApp bağlantısı ekleyin. WhatsApp'ta asıl kolaylık hazır mesajdadır. Boş bir sohbet penceresiyle karşılaşan kişi ne yazacağını düşünür. Neyi sorduğu zaten yazılı bir mesaj gören kişi ise gönder tuşuna basmakla yetinir.
Uşak'taki Türk Home Mobilya için yaptığımız sitede ürün sayfalarında "WhatsApp ile sipariş ver" yazan bir düğme var. Düğmeye basınca açılan mesajda ürünün adı ve kodu zaten yazılı. Müşteri modeli tarif etmekle uğraşmıyor, mağaza da hangi ürünün sorulduğunu ilk mesajda görüyor. İzmir'deki emlak firması Sisay Gayrimenkul'ün sitesinde aynı fikir ilanlara uygulandı: "WhatsApp'tan Sor" seçeneğiyle açılan mesajda ilan numarası, ilanın başlığı ve bağlantısı önceden yer alıyor. Ankara'daki tadilat firması BuiltDeco'nun sitesinde ise firmanın ücretsiz keşif talep formu, hizmet ve bölge sayfalarının yan sütununda duruyor. Yanında arama ve WhatsApp bağlantıları da var. Ziyaretçi hangi sayfayı okursa okusun, talep yolu gözünün önünden ayrılmıyor.
Ziyaretçi size neden güvensin?
Reklamdan gelen kişi çoğu zaman sizi ilk kez görür. Formu göndermeden ya da aramadan önce, karşısında gerçek bir işletme olduğuna ikna olmak ister. Bu güveni büyük iddialardan çok küçük ve doğrulanabilir ayrıntılar kurar.
Gerçek fotoğraflar bunların başında gelir: mağazanız, ekibiniz, tamamladığınız işler. Hazır görsel arşivlerinden alınmış gülümseyen yüzler sayfayı süsler ama işletmeniz hakkında bir şey söylemez. Tadilat ve dekorasyon gibi işlerde öncesi ve sonrası fotoğrafları, ne yaptığınızı uzun bir metinden daha iyi anlatır.
Açık iletişim bilgisi ikinci işarettir. Adres, telefon ve çalışma saatleri sayfada kolayca bulunmalı. Türk Home Mobilya'nın ana sayfasındaki mağaza bölümünde bu üçü bir arada duruyor ve yol tarifi, arama ya da WhatsApp tek dokunuşla açılıyor.
Üçüncü işaret, butona bastıktan sonra ne olacağını anlatmaktır. Formun altına kısa bir not ekleyin: talebi kim okuyacak, size nasıl dönülecek, ilk görüşme ücretli mi? Bir dönüş süresi yazacaksanız, gerçekten tutabileceğiniz bir süre yazın.
Bazı şeyleri hiç koymayın. Uydurma rozetler, "şu an 3 kişi bakıyor" türünden sahte sayaçlar ve kaynağı belirsiz yorumlar kısa vadede baskı kurabilir. Fark edildiklerinde ise sayfadaki doğru bilgiyi de şüpheli gösterirler. Müşteri yorumu kullanacaksanız gerçek olsun ve müşterinizden izin alın.
Dönüşüm oranını artırmak için her seferinde tek değişiklik
Buraya kadar değiştirecek pek çok şey bulmuş olabilirsiniz. Hepsini aynı gün yaparsanız hangisinin işe yaradığını bilemezsiniz. Güvenli yol şudur: bir değişiklik yapın, tarihini not edin ve sonucu eski hâliyle karşılaştırın.
Önce sayımın doğru olduğundan emin olun. Form gönderimi, telefon numarasına dokunma ve WhatsApp düğmesine tıklama ayrı ayrı dönüşüm olarak kaydedilmeli. Yalnızca form sayılıyorsa WhatsApp'tan gelen talepler raporda görünmez ve sayfa olduğundan kötü görünür. Sisay Gayrimenkul'ün yönetim panelinde, ilan başına kaç görüntülenme ve kaç WhatsApp tıklaması geldiği kaydediliyor. Hangi ilanın ilgi gördüğü oradan okunabiliyor.
Karşılaştırmaya da zaman tanıyın. Hafta içi ve hafta sonu davranışı farklı olabileceği için birkaç günlük sonuç yanıltır. Karşılaştırmayı en az birer tam hafta üzerinden yapın ve bu sürede reklam bütçesini ve hedeflemeyi sabit tutun. Yoksa değişimin sayfadan mı reklamdan mı geldiğini ayıramazsınız. Çok trafik alan sitelerde iki sürümü aynı anda karşılaştıran A/B testleri kurulabilir. Az ziyaretçili bir KOBİ için önce ve sonra karşılaştırması genellikle daha gerçekçidir. Reklam tarafında hangi rakamları izleyeceğinizi "Reklam bütçeniz işe yarıyor mu? Bakılacak 4 rakam" yazımızda bulabilirsiniz.
Bu hafta deneyebileceğiniz üç değişiklik
1) Her reklamınıza telefonunuzdan tıklayın ve açılan ilk ekranın görüntüsünü reklam metninin yanına koyun. Vaat aynı kelimelerle görünmüyorsa başlığı değiştirin. 2) Formdaki her alana "bu bilgi olmadan dönüş yapabilir miyim?" sorusunu sorun, cevabı evet olanları kaldırın. WhatsApp bağlantınıza sayfanın ya da ürünün adını taşıyan hazır bir mesaj ekleyin. 3) Form, arama ve WhatsApp tıklamalarının dönüşüm olarak sayıldığını kontrol edin. Ardından bu listeden yalnızca bir değişikliği yayına alın ve tarihini not edin.
Siteniz ve reklamlarınız ayrı firmalardaysa bu üç kontrol, iki tarafı aynı ekrana baktırmanın da kolay bir yoludur. Marka Ortağı'nda Web Geliştirme, Google Ads ve Meta Ads için tek bir muhatabınız olur; reklamdaki tıklamayı ve sayfadaki talebi birlikte okuruz.

